Sürekli İyileştirme ve KOBİ’ler

Sürekli İyileştirme

Sürekli iyileştirme kavramının Türkiye’de yeterince önemsenmediğine ve gerektiği şekilde anlaşılmadığına inananlardanım. Çünkü Toyota’nın Kaizen ilkesine dayanarak küreselleşmiş olan ve Türkçe karşılığı “sürekli ve istikrarlı bir şekilde daha iyiyi arama çabası” olarak özetle ifade edilebilecek bu kavramın gereği araştırma ve geliştirme çalışmalarıdır. Türkiye’de yaygın yapılanmanın KOBİ’ler şeklinde karşımıza çıktığını göz önünde bulundurursak AR-GE kültürü ve alışkanlıklarımızın henüz emekleme evresinde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü hala KOBİ’lerin büyük bir kısmı AR-GE’ye bütçe ayırmazken kurum içi eğitim, nitelikli eleman istihdamı ve patent kavramlarını tam olarak özümseyememişlerdir.

Sürekli İyileştirme
Sürekli İyileştirme

Genel çerçeve kapsamında Türkiye’deki KOBİ’lerin AR-GE çalışmalarını gözlemlediğimizde faydalı model ağırlıklı patent alımı ve KOSGEB’in nitelikli eleman desteğinden yararlanma konularının en yaygın şekilde karşımıza çıktığını söyleyebileceğime inanıyorum. Bunları da tek tek ele almak gerekirse; faydalı model patent alımlarının daha çok mevcutu kaybetmeme ya da bir diğer deyimle edinilen tecrübelerin rekabet piyasasındaki değerini koruma çabasına yönelik olduğunu ve alınan faydalı model patentlerinin ihraç değerlerinin yok denecek kadar düşük seviyelerde olduğu gözüme çarparken, nitelikli elemen istihdam desteğinin ise AR-GE’ye yönelik olarak değerlendirilmediğine inanmaktayım.

Nitelik eleman desteği kapsamında çalıştırılan mühendisleri ele aldığımızda söz konusu destekten KOBİ’lerde çalışan nitelikli elemanların yani mühendis seviyesindeki uzmanların yararlanamadıklarına inanıyorum. Çünkü nitelikli eleman desteğine rağmen hala ortalama 1500 TL aylıkla çalışan mühendislerin sayısı bir hayli fazla. Bu rakam yeni mezun bir mühendis için makul görünse de en az 3 sene meslekî tecrübesi olan bir mühendisin kabul edebileceği bir rakam olarak görünmemektedir. Daha sonra ortalama 1500 TL rakamının kaynağına baktığımda ise şunu görüyorum ki; KOSGEB tarafından verilen nitelikli eleman istihdam desteği %50’lik oranda maaş desteği olarak verilen bir destek iken aylık ücret üst limiti 1500 TL olarak belirlenmiş. Dolayısıyla KOBİ’ler 1500 TL üzerindeki aylık net ücretlerde 1 senelik olarak verilen nitelikli eleman desteğinden kısıtlı olarak yararlanmış olacaklar ve bu durumdan dolayı KOBİ’ler adeta birer okul haline getiriliyor. Çünkü yeni mezun mühendisler çalıştıkları sürede tecrübe kazandıktan sonra çoğunlukla ilk başladıkları iş yerlerinde aldığı aylık ücretten daha fazla alabilecekleri başka işletmelere doğru kayıyor ve bu şekilde sürekli bir eleman sirkülasyonu durumu ortaya çıkıyor. KOBİ’ler bunun kendilerine verdiği zararın farkında değiller çünkü büyük çoğunluğu günü kurtarma veya kapasite artırma derdindeler.

Günü kurtarmanın ya da kapasite artırımının yanlış olduğunu iddia etmiyorum. Ancak fason imalat bile yapılıyor olsa bir işletmenin kendi kurumsal hafıza, kendini güncel tutan bir kalite yönetim sistemi ve sürekli iyileştirmeye yönelik kurum içi bir yapılanmasının olması gerektiğine inanıyorum. Oysa bu şekilde yapılanmış KOBİ’lerin sayısı oldukça az olmakla birlikte, bu şekilde yapılanması olmayan KOBİ’lerin ise gereksiz kanaatkar duruşları açıkçası ülkemin sanayisinin geleceğini düşününce beni korkutuyor.

Çünkü devletimizin ekonomi ve sanayi politikasının değişime baktığımda devlet teşekkül ve iştiraklerinin gün geçtikçe azaldığını ve yerini özel sektöre bıraktığını görmekteyim. Bu açıdan bakıldığında KOBİ’lerin güçlenme ve büyüme hedefi taşıyarak istihdam artırma yönünde gayret göstermesi gerektiğine inanıyorum Bunun belki de tek yolunun da sürekli iyileştirmeden geçtiğine inanıyorum.

Sürekli iyileştirme içerisinde adeta tüm mühendislerin ezbere bildiği PUKÖ (Planla – Uygula – Kontrol Et – Önlem Al) döngüsü uygulansa bile Türkiye sanayisi için çok hayırlı sonuçlar doğuracağından eminim. Çünkü plansız açılan işletmelerdeki uygulama eksikliklerinden kaynaklanan kontrolsüz gidişat önlem almayı da imkansız hale getiriyor. Dolayısıyla sürekli iyileştirme döngüsü daha başlamadan bitmiş oluyor.

Dilerim ki sanayisi gelişmiş olan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de daha bilinçli bir KOBİ mantığı gelişerek, kabaca çizdiğim bu manzara olması gerektiği yönde gelişir. Ben şahsen umutluyum çünkü TÜBİTAK, KOSGEB, Bilim Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Ajansları gibi devlet kurumlarının teşvik hibeleri verirken aldığı önlemleri yerinde buluyorum. İnşallah daha düzenli ve amacına uygun şekilde bu tür devlet kontrolleri artarak ülkemiz sanayisinin hak ettiği niteliğe kavuşması gerçekleşecektir.

Written by Cihan Koç

1982 doğumlu ve Çankırılıyım. 2009 Karadeniz Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümü mezunu olmakla birlikte kendi yazılım şirketimde çalışmaktayım...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.